Kayıtlar

Yaşar Nuri Öztürk

Resim
Yaşar Nuri Öztürk, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ nden İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Daha sonra CHP’den istifa etti. Ardından da Halkın Yükselişi Partisi’ ni kurdu ve bu partinin genel başkanlığını dört yıl boyunca sürdürdükten sonra 19 Ekim 2009 tarihinde üniversite ile çok ilgilenemediği gerekçesiyle genel başkanlıktan istifa ederek aktif siyasî hayatını sona erdirmiş oldu. Öztürk, İstanbul ilinin Beykoz ilçesine bağlı Paşabahçe semtinde ikamet etmektedir.[5] “Saba Tümer ile Bugün” programında Kur’an meali yorumlamış; Facebook, Twitter ve telefon üzerinden gelen sorulara cevap vermiştir.


Yaşar Nuri Öztürk  Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk (d. 22 Haziran 1945[2]; Sürmene[1]), Türk, İslâm felsefesi profesörü, gazeteci, yazar, avukat, televizyon programcısı, siyasetçi Yaşar Nuri Öztürk, Bayburtlu bir anne ile Sürmeneli bir babanın çocuğu olarak Trabzon’un Sürmene ilçesinin Küçükdere köyünde doğmuştur. Çoğu Çaykara’da bulunan Niyazoğlu …

ABDÜLHAK HAMİT TARHAN

Resim
ABDÜLHAK HAMİT TARHAN
İstanbul 1852–1937 Şair ve yazar. Köklü bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası elçilik görevleri de yüklenen Hayrullah Efendi idi. Özel hocalar elinde ihtimamla yetiştirildi.12 yaşında iken tercüme odasına girdi. İki yıl sonra elçi babasının  kâtibi niteliğiyle Tahran'a gitti. Babasının ölümü ardından yurda döndü. Memurluk görevini sürdürdü. İlk evliliği "Makber mülhimesi" Fatma Hanımla evlendi. Çeşitli elçilik görevlerine atandı eşinide yanında getirdi. Hastalığı ağırlaşan eşini (verem) geri getirirken Beyrut'ta vali olan ağabeyinin yanına uğradı Fatma Hanım orada öldü, gömüldü. Bu olay şairi çok etkilemiş ve bunu şiirlerinde işleyecektir. Makber, Ölü, Bunlar odur, Hacle Odası, Londra elçiliği başkâtipliğinde bulundu. Edebiyatı bırakma sözü verdiği için görevini sürdürdü ve makamı yükseldi dördüncü evliliğini Belçikalı Lüsyen Hanımla yapınca işine son verildi ve yurda döndü. Ayan üyesi seçildi. Bu meclis ikinci başkanı seçildi. Kurtuluş sonrası…

ABDULLAH ZİYA KOZANOĞLU ABDULAZİZ

Resim
ABDULLAH ZİYA KOZANOĞLU  İstanbul (1906- ay. y.1966) Yazar. Asıl mesleği mimarlık ve mühendislik olmasına rağmen ve çeşitli girişimleri başarıyla sonuçlanmasına rağmen ulusçuluk akımına gençliğin ruh coşkusuyla katılmasını sağlayan tarihsel romanlar emek bağlamak gereğini duydu. Bu alanda benzersiz bir ilgi gördü. Ardından gelenlere yol gösterdi. Çoğunun sekiz on kez basıldığı, herkesçe okunan yirmiye yakın tarihsel romanların en tanınmışları: Kızıl tuğ (1923),Gültekin (1928),Kolsuz Kahraman (1930),Savcı Bey (1931), Malkoçoğlu (1933),Battal Gazi Destanı (1937), Fatih Feneri (1949),Kızıl Kadırga (1962) vb.


ABDULAZİZ
 Osmanlı Padişahlarının otuz ikincisi ve İslam halifelerinin doksan yedincisidir. (1830–1876) Mahmud ll ile Pertevniyal sultan'ın oğludur.Ağabeyi Abdülmecit’in ölümü üzerine 25 Haziran 1861'de tahta çıktı,aynı zamanda halife oldu.           Abdülaziz'in Padişahlık dönemi ,ayaklanmalarla uğraşmakla geçti.Karadağ, Sırbistan, Romanya ve Mısır'da ayaklanmalar bir bi…

ABDÜLHAMİD ll

Resim
ABDÜLHAMİD ll
Otuz dördüncü Osmanlı Padişahı ve doksan dokuzuncu İslam Halifesi 1842–1918.Abdülmecit’in oğludur. Murat V in hastalığı sonunda Mithat paşa ve Mehmet Rüştü Paşa özgürlük konusunda  kendilerine güvence veren Abdülhamit’in tahta çıkmasını sağladılar 31 ağustos (1876).Abdülhamit ll nin Padişahlığının ilk yılları çok sorunlu geçti. Bosna-Hersek, Bulgaristan, Sırp ve Karadağ İsyanları sürüyordu. Öte yandan Osmanlı Devletinin işlerine sürekli karışan İngiltere ve Rusya 28 Aralık 1876 da İstanbul'da bir konferans toplanmasını sağladı. Abdülhamit verdiği sözü tutarak konferansla birlikte Kanun-i Esasi'yi ilan etti. Çok geçmeden Abdülhamit ll, Mithat Paşa yı görevden uzaklaştırmış ve sürgüne göndermiş oldu. Milletvekili seçimleri yapıldı, meclis toplandı. Bu arada  Ruslar Osmanlı devletine savaş açmak için fırsat kolluyorlardı. Buna engel olmak için İngilizlerin topladığı Londra konferansı kararlarını, Osmanlı meclisi kabul etmeyince Rusya savaş ilan ederek saldırıya geçti.…

ABDÜLHAMİT l

ABDÜLHAMİT l Osmanlı Padişahı ( İstanbul 1725- ay. y.1789) lll. Ahmet 'in Rabia Şermi Sultan'dan olma oğludur. Ağabeyi Mustafa lll ten sonra tahta çıkmıştır.49 yaşında padişah olmuş ve bu döneminde Osmanlı Rus savaşı sürmekteydi. Bu yüzden ilk iş olarak Ruslarla barış yapmayı denediyse de Osmanlı ordusunun ağır bir yenilgi alması sonucu Kırım ve çevresini Rusya'ya bırakan Küçük kaynarca antlaşmasını 21 Temmuz 1774 imzalamak zorunda kaldı. Anlaşmaya göre Kırım, Kuban, Bucak yalnız mezhep işlerinde halifelik makamına bağlı kalmak üzere bağımsız oluyor; Yenikale Kerç, Azak, Kılburun, büyük ve Küçük Kabartay Rusya'ya veriliyordu. Ayrıca Rusya'ya Türk topraklarındaki Ortodokslar üzerinde bir tür koruma hakkı tanınıyordu. Avusturya bu durumdan yararlanarak Boğdan Beyliği'ne bağlı Bokuvina'yı işgal etti.(1775)Bu arada karışıklıktan yararlanarak Basra'yı kuşatan İran 'a savaş açıldı.(1776) İran'da başlayan taht kavgasından yararlanan Osmanlılar Basra'…

AHMED-I

AHMED-I
          Osmanlı padişahı (Manisa 1590-İstanbul 1617). Mehmed lll'ün Handan Sultan'dan olan oğlu Babasının ölümüyle tahta çıktı ( 1603–1617 ).          Padişah olduğu sırada Osmanlı Devleti Avusturya ve İran ile savaşıyordu. İçeride ise Celali ayaklanmaları vardı. Çocuk yaşta başa geçtiği halde başarılı bir padişah oldu. Murat lll ve Mehmet lll dönemlerinde devlet yönetimlerine olumsuz etkileri olan büyükannesi Safiye Sultan'ı saraydan uzaklaştırdı.Doğu cephesinde Cigalazade Sinan Paşa'yı Batı cephesine Sadrazam Malkoç Ali Yavuz Paşa'yı serdar atadı.Kışı Karabağ'da geçirmek isteyen Sinan  Paşa , ordu ileri gelenlerinin zorlamasıyla ,askerini dağıtarak Van'da konakladı.Bundan yararlanan Şah Abbas  l Van'a saldırınca Erzurum'a çekilmek zorunda kaldı.Daha sonra Selmas'ta İran kuvvetleri karşısında bozguna uğradı.(1605) Yavuz Ali Paşa ,Belgrat’ta ölünce sadrazamlığa  atanan Lala Mehmet Paşa Peşte,Vaç, kalelerini (1604) ele geçirdi.1595 te kay…

AHİ EVRAN

AHİ EVRAN Türk sufi ve Türk debbağlar loncası piri (XlV. yy) Adı, kaynaklarda Mahmut Seyit Nimetullah Ahi Evren ya da Nasirettin Pir-i Piran  Ahi Evren olarak geçer. Yaşamı efsaneleşen bu Türk sufisiyle en eski bilgiye Gülşehri 'nin onun kerametlerini anlattığı  Keramet-ı Ahi Evren adlı yapıtında rastlanır.(1317 den önce)Murat ll döneminde  (1421–1444) yazılan Vilayetname-i  Hacı Bektaş_ı veli adlı yapıtta ise, Ahi Evren Hacı Bektaş-ı Veli'nin bir dostu olarak görülür.676 H./1277 tarihinde yazıldığı öne sürülen bir vakfiyede ise adı eş Şeyh Nasirettin Pir-i Piran olarak geçer. Ancak Vakfiyede 1402 de ölen Hamit Veli'nin adının da bulunması 676/h.1277 tarihinin doğru olmadığını, vakfiyenin hiç olmazsa 1402 den sonra yazıldığını gösterir. Ahi Evren ile ilgili efsaneler bu kaynaklar dışında Ali'nin Künh ül ahbar ve Evliya Çelebi'nin seyahatname ve Yahya bin Halil el Burgazi'nin Fütuvvetnamesi'nde yer alır. Mezarının Trabzon (Boztepe) Konya, Kırşehir, Niğde ve B…